22 Şubat 2023 Çarşamba

Nezaket deyince akla ilk gelen şairimiz Özdemir Asaf'ın bir anekdotu ile başlamak isterim;
Özdemir Asaf bir gün Cağaloğlu’ndaki Molla Fenari Sokak’ta bulunan matbaasının önünden Karaköy’e gitmek üzere taksiye biner Asaf. Tesadüf bu ya, şoför de r’leri söyleyemiyordur onun gibi. “Neğeye biğadeğ?” diye sorar şaire. Şimdi “Kağaköy’e” dese, şoför kendisiyle dalga geçtiğini düşünür mü? Bu endişeyle, “Eminönü” diye cevap verir. Eminönü’nde inip Karaköy’e kadar yürür. 
Bu davranışa tümüyle nezaket diyebilir miyiz?Bu incelik bu nezaket çok çabuk kopmaya müsaitken. 
Nezaket deyince aklıma gelen unutamadığım başka bir olaysa Somadaki o yaralı madencinin sedye kirlenmesin diye ayakkabılarını çıkarmak istemesi.Şu anda soyu tükenmekte olan temiz anadolu insanı.Ya da varlıklı insanlar.Zengin değil varlıklı insan kelimesinin altını çiziyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder